İnterhas
Makalelere geri dön
Interhas9 dakikada okunur

Atopik Dermatitli Köpeklerde Klinik İyileşme

Atopik Dermatitli Köpeklerde Klinik İyileşme kapak görseli
görsel 2026 08 19 174222708

Abstract

Atopik dermatit, köpeklerde yoğun kaşıntı ve artmış IgE üretimi ile karakterize kronik inflamatuvar bir deri hastalığıdır. Bu çalışmanın amacı, atopik dermatitli köpeklerde deri sağlığının önemli göstergeleri olan deri pH’ı ve nem düzeyleri üzerine alaptid içeren topikal bir kremin etkilerini değerlendirmektir. Çalışmaya toplam 24 köpek dahil edilmiş olup, dahil edilme kriterleri Favrot kriterleri, klinik skorlamalar ve alerjik değerlendirmelere göre belirlenmiştir. Epidermal pH ve nem ölçümleri, deri sağlığını değerlendirmek üzere tasarlanmış noninvaziv bir cihaz kullanılarak lezyonlu ve lezyonsuz deri bölgelerinde analiz edilmiştir. Analizler, tedavi öncesinde ve %1 alaptid ile tedavinin başlatılmasını takiben ikinci haftanın sonunda gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler Wilcoxon testi ile analiz edilmiştir. Tedavi sonrasında epidermal pH değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir artış (5,91±1,34’ten 7,16±0,42’ye; p=0,02) ile birlikte deri nem düzeylerinde belirgin bir artış (31,7 ±8,35’ten 56,7±9,35’e; p=0,01) tespit edilmiştir. Bulguların değerlendirilmesi, alaptidin epidermal biyofiziksel parametreleri anlamlı şekilde iyileştirdiğini ve deri bariyerinin yeniden yapılanmasına katkı sağladığını göstermiştir. Sonuç olarak, %1 alaptid içeren topikal uygulama, köpeklerde atopik dermatit tedavisinde rejeneratif ve destekleyici bir tedavi seçeneği olarak değerlendirilebilir.

Anahtar kelimeler: Atopik dermatit, alaptid, köpek, immünoglobulin E, deri hastalığı

GİRİŞ

Alaptid (spirosiklik sentetik dipeptid cyclo(1- amino-1-siklopentankarbonil-L-alanil) veya 8(S)- metil-6,9-diazaspiro[4,5] dekan-7,10-dion), daha önce Prag’da özgün bir bileşik olarak araştırılmıştır (Šturc ve Kasafírek, 1990). ALAPTID® (Bioveta, Çek Cumhuriyeti) bileşiğinin, melanotropin inhibitör faktör (MIF) salınımını baskılayabilen, hipotalamik faktörün yapısal bir analoğu olduğu öne sürülmüş; ayrıca kemirgenlerin, özellikle sıçan ve farelerin davranış ve bilişsel özellikleri üzerindeki etkileri araştırılmıştır (Hliňák ve Krejčí, 1992; Hliňák ve ark., 1996; Nedvídková ve ark.,1994). Veteriner dermatoloji açısından değerlendirildiğinde, bu özgün bileşik geleneksel olarak ülserler, abrazyonlar, yanıklar, donma yaralanmaları, dekübit yaraları vb. durumlarda topikal ajan olarak kullanılmaktadır (Rádl ve ark., 1990). Farmakolojik çalışmalar, alaptidin keratinosit migrasyonunu teşvik ettiğini ve dokunun su tutma kapasitesini artırarak iyileşme sürecini desteklediğini göstermiştir (Opatrilova ve ark., 2013; Bioveta, t.y.). Ayrıca, alaptidin nanonize formlarının dermal penetrasyonu artırıcı etkisi, deri yapısının modifikasyonunda avantaj sağlamaktadır (Cernikova ve ark., 2015).

Köpeklerde atopik dermatit (AD), genetik olarak yatkın bireylerde alerjenlere yanıt olarak immünoglobulin E (IgE) üretimi ve yoğun kaşıntı ile karakterize kronik inflamatuvar bir deri hastalığıdır (Ural ve ark., 2020; Erdoğan ve ark., 2024). Bu patoloji; deri bariyer fonksiyonunun bozulması, alerjenlerin stratum korneumdan penetrasyonu ve immün sistemin aktivasyonu ile sonuçlanan çok yönlü bir süreci içerir (Erdoğan ve ark., 2024). Transepidermal su kaybı, pH ve nem düzeyi, deri bariyeri bütünlüğünün değerlendirilmesinde önemli non-invaziv biyobelirteçler olarak kabul edilmektedir (Erdoğan ve ark., 2024). Atopik köpeklerde deri bariyeri homeostazının bozulması, sağlıklı köpeklere kıyasla daha alkali bir deri pH’ı ve azalmış nem düzeyleri ile sonuçlanmaktadır (Ural ve ark., 2020a; Ural ve ark., 2020b; Ural ve ark., 2023; Erdoğan ve ark., 2024).

Bu çalışmanın amacı, atopik dermatitli köpeklerde deri bariyer fonksiyonunun kritik göstergeleri olan epidermal pH ve nem düzeyleri üzerine alaptid içeren krem uygulamasının etkisini değerlendirmek ve bu bağlamda rejeneratif etkinliğini ortaya koymaktır.

Materyal ve yöntemler Demografik veriler Atopik dermatit tanı kriterlerini karşılayan toplam 34 köpek, dahil edilme ve dışlama kriterlerine göre çalışmaya alınmıştır (Favrot kriterleri, Canine Atopic Dermatitis Extent and Severity Index, epidermal korneometri ve deri biyorrezonansı). Atopik dermatit tanısı koymak amacıyla:

a) köpeklerin ırk, yaş ve cinsiyet bilgileri kaydedilmiş,

b) Canine Atopic Dermatitis Extent and Severity Index (CADESI-04) kullanılarak; eritem, alopesi, ekskoriyasyon, likenifikasyon gibi klinik bulgular 12 farklı vücut bölgesinde 0–3 arasında skorlanmış,

c) Favrot kriterleri değerlendirilmiş,

d) Polycheck in vitro alerjen spesifik IgE konsantrasyonları (hızlı tanı test kasetleri kullanılarak) analiz edilmiş,

e) dış paraziter etiyoloji, derin deri kazıntısı ve asetat bant yöntemi ile dışlanmış,

f) dermatoskopik inceleme [Dermlite DL4 dermatoskop] gerçekleştirilmiştir.

Çalışma, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Yerel Etik Kurulu (ADÜ-HADYEK) tarafından onaylanmıştır (21.12.2023; 64583101/2023/165).

Deri Biyofiziksel Parametrelerinin Ölçümü (pH ve Nem) Epidermal pH ve nem düzeyleri, atopik köpeklerde deri bariyer fonksiyonunun objektif değerlendirilmesi amacıyla belirlenen lezyonlu ve lezyonsuz bölgelerde ölçülmüştür.

Ölçümler, önceki çalışmalarda tanımlandığı şekilde gerçekleştirilmiş ve ölçüm bölgelerinin ortalaması tek bir sonuç olarak değerlendirilmiştir (Erdoğan ve ark., 2024).

Dermatolojik ölçümler, non-invaziv bir deri analiz sistemi olan Callegari Soft Plus (Parma, İtalya; RDA Group, Türkiye) cihazı kullanılarak yapılmıştır.

Tedavi Protokolü ve Uygulama

Atopik dermatit tanısı doğrulanmış köpeklerde, lokal deri onarımını hızlandırmak ve biyofiziksel parametrelerdeki sapmaları normalleştirmek amacıyla 2 hafta boyunca alaptid (spirosiklik sentetik dipeptid) içeren topikal uygulama gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, %1 alaptid içeren veteriner merhem (Alaptid®, Bioveta, Çek Cumhuriyeti; Türkiye distribütörü İnterhas Hayvan Sağlığı, Ankara, Türkiye) lezyonlu deri bölgelerine ince bir tabaka halinde uygulanmıştır. Tedavi süresince her bir lezyon bölgesine yaklaşık 2 g olacak şekilde, günde iki kez (sabah ve akşam) düzenli uygulama yapılmıştır.

İstatistiksel Analizler

pH ve nem ile ilgili veriler her bir olgu için tedavi öncesi ve sonrası kaydedilmiş ve ortalama ± standart sapma şeklinde sunulmuştur. Verilerin normal dağılım göstermemesi nedeniyle, tedavi öncesi ve sonrası karşılaştırmalarda Wilcoxon testi kullanılmıştır. Tüm analizlerde p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Analizler GraphPad Prism (Prism, 9.0.2, ABD) programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir.

Bulgular

Epidermal korneometrik analiz sonuçları aşağıda Tablo 1 ve Şekil 1’de sunulmuştur. Alaptid krem uygulaması öncesi ve sonrası değerlendirilen deri pH’ı ve nem düzeylerine ilişkin bulgular Tablo X’te verilmiştir.

Uygulama öncesinde pH değeri 5,91 ± 1,34 olarak belirlenmişken, uygulama sonrasında 7,16 ± 0,42’ye yükselmiş ve bu artışın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır (p = 0,02). Benzer şekilde, deri nem düzeyi uygulama öncesinde 31,7 ± 8,35 iken uygulama sonrasında 56,7 ± 9,35 olarak ölçülmüş ve bu artışın da istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur (p = 0,01).

Köpeklerde gözlemlenen dermatolojik iyileşmeler Şekil 2 ve 3’te gösterilmiştir.

Tablo 1. Epidermal korneometrik analiz sonuçları, Alaptid Veteriner Merhem uygulaması öncesi ve sonrası karşılaştırmalı olarak sunulmuştur.

görsel 2026 08 19 173832019
görsel 2026 08 19 173922593


Figure 1. Boxplot analytes of epidermal corneometric analyses.

görsel 2026 08 19 173949883

Figure 2. Clinical improvement of a dog.

görsel 2026 08 19 174016181

Figure 3. Clinical alterations of a dog.

Tartışma

Bu çalışma, deri/mukoza doku sağlığını destekleyen ve iyi bilinen rejeneratif etkilere sahip, orijinal Çek menşeli bileşiğin (Türkiye distribütörü İnterhas Hayvan Sağlığı, Ankara, TÜRKİYE) klinik etkinliğine odaklanmıştır. Uluslararası alanda “Alaptid” ticari adıyla bilinen bu bileşik, hasarlı kutanöz dokunun iyileştirilmesi veya rejenerasyonu amacıyla lokal olarak kullanılmaktadır. Alaptidin membranlardan geçişini etkileyen teknolojik modifikasyonlar da tanımlanmıştır (Opatrilova ve ark., 2013).

Alaptidumun dermatolojik kullanımına ilişkin önceki çalışmalar, epitelizasyonu teşvik etme, keratinosit migrasyonunu artırma ve dokuların su tutma kapasitesini iyileştirme özelliklerini ortaya koymaktadır (Rádl ve ark., 1990; Sklenář ve ark., 2012). Ayrıca, alaptidum ile geliştirilen mikro ve nano formülasyonların deri geçirgenliğini anlamlı düzeyde artırıcı etkilere sahip olduğu gösterilmiştir (Opatrilova ve ark., 2013; Cernikova ve ark., 2015). Nano formüle edilmiş alaptidumun, stratum korneumun lipid yapısını modifiye ederek transdermal geçişi kolaylaştırdığı ve daha derin tabakalara penetrasyonu artırdığı bildirilmiştir (Cernikova ve ark., 2015).

Çalışmamızda kullanılan %1 alaptid içeren topikal formülasyonun (Alaptidum, İnterhas Hayvan Sağlığı, Türkiye) tedavi sonrasında epidermal biyofiziksel parametreler arasında yer alan nem ve pH düzeylerini anlamlı şekilde artırdığı ve bu değerlerin Erdoğan ve ark. (2024) tarafından bildirilen sağlıklı köpek değerlerine yaklaştığı belirlenmiştir. Bu bulgular, alaptidumun yalnızca epitelizasyon üzerinde olumlu etkiler göstermediğini, aynı zamanda derinin biyofiziksel yapısının modülasyonuna aktif olarak katkı sağlayan önemli bir molekül olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle pH ve nem düzeylerinde gözlenen anlamlı değişiklikler, alaptidin hidrofilik ve rejeneratif etkileri ile uyumlu görünmektedir (Rádl ve ark., 1990; Sklenář ve ark., 2012).

Atopik dermatit, köpeklerde epidermal bariyeri etkileyen önemli kronik inflamatuvar bir hastalıktır (Ural ve ark., 2020a; Ural ve ark., 2020b; Ural ve ark., 2023; Erdoğan ve ark., 2024). Sağlıklı derinin pH’ı ve stratum korneumun lipid yapısı, antimikrobiyal savunma açısından kritik öneme sahiptir. Atopik dermatit durumlarında pH artışı ve nem azalması, transepidermal su kaybına yol açmakta ve alerjenlerin deriye penetrasyonunu kolaylaştırmaktadır (Ural ve ark., 2020a; Erdoğan ve ark., 2024). Çalışmamızda gözlenen pH artışı, atopik dermatitte asidik ortamın yeniden sağlanması beklentisiyle çelişiyor gibi görünse de, bu durum yalnızca bariyerin asidifikasyonu ile değil, alaptidumun doku metabolizması ve hücresel aktiviteyi modüle etmesi, epidermal yenilenme ve hücresel düzeyde yeniden organizasyon süreçleri ile açıklanabilir (Jampílek ve Dohnal, 2015). Bu durum, inflamatuvar süreçlerle birlikte ilerleyen dinamik bir adaptasyon sürecine işaret etmektedir.

Kısaca ifade etmek gerekirse, bu çalışmada elde edilen korneometrik analiz sonuçlarına dayalı iyileşme bulguları, alaptidumun bağırsak-deri aksı içerisinde düzenlenen immün yanıt üzerindeki lokal etkileri aracılığıyla terapötik süreçlerde sinerjik bir etki sağlayabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca, çalışmamızda araştırılmamış olmakla birlikte, bu sinerjik etkinin alaptidumun nöroendokrin sistem üzerindeki etkileri ile de ilişkili olabileceği değerlendirilmektedir. Hipotalamik faktörlere yapısal benzerliği nedeniyle alaptidumun melanotropin salınımı üzerindeki çok yönlü etkileri (Nedvídková ve ark., 1994; Hliňák ve Krejčí, 1992), bu biyofiziksel parametrelerde gözlenen iyileşmeleri ve sinerjik etkileri açıklayabilir.

Çalışmamızda kontrol grubunun bulunmaması önemli bir kısıtlılık olup, diğer biyofiziksel parametrelerin ölçülememesi gelecekteki araştırmalar için yol gösterici olabilir. Bununla birlikte, non-invaziv ölçüm tekniklerinin kullanılması ve ajanın klinik pratikte kolay uygulanabilir olması, çalışmanın translasyonel değerini artırmaktadır.

Sonuç

Epidermal korneometrik analiz sonuçları Tablo 1 ve Şekil 1’de gösterilmiş olup, Alaptid Veteriner Merhem uygulamasının ortalama pH değerlerini değiştirdiği [tedavi öncesi 5,91±1,34; tedavi sonrası 7,16±0,42] (p = 0,02) belirlenmiştir. Ayrıca, deri nem düzeylerinin de uygulama öncesinde 31,7±8,35’ten uygulama sonrasında 56,7±9,35’e yükseldiği ve bu artışın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır (p = 0,01).

Sonuç olarak, atopik dermatitli köpeklerde %1 alaptid (Alaptid® Veteriner Merhem, Bioveta, Çek Cumhuriyeti; Türkiye distribütörü İnterhas Hayvan Sağlığı, Ankara, Türkiye) uygulamasının, kısa süreli dönüşümlü probiyotik tedavi ile birlikte kullanıldığında, deri biyofiziksel parametreleri olan pH ve nem düzeylerini anlamlı şekilde değiştirdiği belirlenmiştir. %1 alaptidin lezyonlu bölgelere uygulanmasının, atopik dermatitli köpeklerde tedavi süreçlerinde deri bariyerinin yeniden yapılandırılmasına katkı sağlayabileceği ve bu doğrultuda rejeneratif ve modülatör bir ajan olarak değerlendirilebileceği düşünülmektedir.

Teşekkür

Yazarlar, bu çalışmada kullanılan Alaptid® Veteriner Merhemin temin edilmesinden dolayı İnterhas Hayvan Sağlığı Türkiye’ye teşekkür eder.

References

Cernikova, A., Dohnal, J., & Jampilek, J. (2015). Permeation of indomethacin through skin using nanonized alaptide. ADMET & DMPK, 3(4), 344–350. https://doi.org/10.5599/admet.3.4.247

Erdogan, H., Erdogan, S., & Ural, K. (2024). Regional biophysical variations in canine atopic dermatitis: Non-invasive mapping of skin parameters. Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi, 30(4), 455–461. https://doi.org/10.9775/kvfd.2024.31200

Hliňák, Z., & Krejčí, I. (1992). Prolonged social recognition in male rats treated with alaptide or oxiracetam. Behavioural Pharmacology, 3, 129–131.

Hliňák, Z., Vinšová, J., & Kasafírek, E. (1996). Effect of alaptide, its analogues and oxiracetam on memory for an elevated plus-maze in mice. European Journal of Pharmacology, 314, 1–7.

Jampílek, J., & Dohnal, J. (2015). Alaptide as transdermal permeation modifier. In N. Dragicevic & H. I. Maibach (Eds.), Percutaneous penetration enhancers: Chemical methods in penetration enhancement – Modification of the stratum corneum (pp. 115–132). Springer. https://doi.org/10.1007/978-3-662-47039-8_8

Mikes, P., Brož, A., Sinica, A., Asatiani, N., & Bacakova, L. (2020). In vitro and in vivo testing of nanofibrous membranes doped with alaptide and L-arginine for wound treatment. Biomedical Materials, 15(6). https://doi.org/10.1088/1748-605X/ab950f

Nedvídková, J., Kasafírek, E., Nedvídek, J., Pacák, K., & Schreiber, V. (1994). An analog of MIF, alaptide: Effect on serum prolactin, dopamine receptors and growth of rat adenohypophysis. Endocrine Research, 20, 39–46.

Opatrilova, R., Cernikova, A., Coufalova, L., Dohnal, J., & Jampilek, J. (2013). In vitro permeation of micronized and nanonized alaptide from semisolid formulations. The Scientific World Journal, 2013, Article 787283. https://doi.org/10.1155/2013/787283

Rádl, S., Kasafírek, E., & Krejčí, I. (1990). Alaptide. Drugs of the Future, 15(5), 445–447. https://doi.org/10.1358/dof.1990.015.05.127620

Sklenář, Z., Vítková, Z., Herdová, P., Horáčková, K., & Šimunková, V. (2012). Formulation and release of alaptide from cellulose-based hydrogels. Acta Veterinaria Brno, 81(3), 301–306. https://doi.org/10.2754/avb201281030301

Šturc, A., & Kasafírek, E. (1992). Alaptide (Czechoslovak Patent No. 277132).

Ural, K. (2023). Intestinal integrity assessment with diamine oxidase activity in dogs with atopic dermatitis. International Journal of Veterinary and Animal Research, 6(3), 83–86. https://ijvar.org/index.php/ijvar/article/view/579

Ural, K., Erdoğan, S., Erdoğan, H., Gültekin, M., Gül, G., Türk, E., & Arslan, N. (2020a). Köpeklerde atopinin iyi, kötü ve çirkin yönleri: Çoklu olgu serisi ile retrospektif çalışma. Türkiye Klinikleri Journal of Veterinary Sciences, 11(1), 18–29. https://doi.org/10.5336/vetsci.2019-71780

Ural, K., Gültekin, M., Erdoğan, H., Erdoğan, S., Gül, G., & Türk, E. (2020b). Kısa dönem değişmeli takvim probiyotik sağaltımıyla atopik dermatitli köpeklerde kaşıntı giderilebilir mi? Türkiye Klinikleri Journal of Veterinary Sciences, 11(1), 1–8.

Size daha iyi hizmet sunabilmemiz için analitik çerezler kullanıyoruz.